Miraçta ki Abduhu veya Kulluk Makamı

Allâhü Teâlâ, Mi‘râc’ta Resûlullah Efendimize (s.a.v.) buyurdu ki:

“Habîbim, ümmetine söyle, eğer size olan ihsânlarından ve iyiliklerinden dolayı bir kimseyi seviyorsanız, üzerinizde bunca nimetimle ben sevilmeye daha lâyıkım.

Eğer gök yahut yer ehlinin birinden korkuyorsanız, kudretimin kemâlinden dolayı asıl benden korkun.

Eğer birinden bir şey ümîd ediyorsanız, ben ümîd olunmaya daha lâyıkım, zira kullarımı severim.

Eğer kendisine cefâ ettiğinizden dolayı bir kimseden utanıyorsanız, benden utanın. Zîrâ siz kulluk ahdinizi bozarsınız, ben ise Rabbinizim, vefâ gösterir, sizi bağışlarım…

“Yâ Muhammed (Aleyhisselâm), ümmetine çok mal vermedim ki kıyâmet gününde hesapları uzun olmasın. Uzun ömürlü de yapmadım ki kalpleri katılaşmasın. Ölümlerini ânî kılmadım ki dünyâdan tevbe etmeden çıkmasınlar. Dünyâya diğer ümmetlerden sonra gönderdim ki kabirde çok beklemesinler.”

Kula yakışan her halde Mevlâ’sının emrine itâat etmektir. Zira Allâhü Teâlâ her söyleneni işitir, her şeyi görür, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır. Dâimâ ona ibâdet etmek için çalışmalıdır. İbâdet Cenâb-ı Hakk’a yaklaşmaya vesiledir.

Görmez misin ki Allâhü Teâlâ İsrâ sûresinin birinci âyet-i celîlesinde (meâlen) “.Kulunu bir gece Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya yürüttü.”, yani “kulum” diye buyurdu da, “Resûlüm, peygamberim” buyurmadı. Bu yüksek makamlara ancak ubûdiyet (kulluk) ile ulaşılacağına işârettir. Nitekim Bâyezîd-i Bestâmî (k.s.) Hazretleri: “İnsanlar hesâbdan kaçarlar, ben ise onu isterim. Zira Allâhü Teâlâ hesâb sırasında bana bir defa ‘kulum’ dese bu bana yeter.” buyurdular.

Şerîatte kulluk, Cenâb-ı Hakk’ın emirlerini tutmak, yasakladıklarını terk etmekle olur. Tarîkatte ise nefsiyle cihâd ederek onu ıslâh etmektir. Oruç bu hususta iyi bir yardımcıdır. Onun için husûsiyle Receb ve Şa‘bân-ı Şerîf ayları gibi faziletli günlerde nâfile oruç tutmalıdır. Hadîs-i şerîfte: “Bir mücâhid vazife sırasında Allah rızası için bir gün oruç tutarsa Allâhü Teâlâ o kimseyi cehennemden yetmiş senede kat edilecek mesâfe kadar uzaklaştırır”.


Kaynak: Nefâisü’l-Mecâlis, Aziz Mahmûd Hüdâî.

weiterlesen

Hits: 315

Paylaş:

Kim öfkesine mani olursa..

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم

   مَنْ دَفَعَ غَضَبَهُ دَفَعَ اللهُ عَنْهُ عَذَابَهُ وَمَنْ حَفِظَ لِسَانَهُ سَتَرَ اللهُ عَوْرَتَهُ.       طس

Rasülullah (sav) buyurdu ki:

Kim öfkelendiğinde sabrederek kızmassa Allah Teala da ondan azabını kaldırır.

Kim de dilini çirkin sözlerden ve işlerden korursa Allah Teala da onun ayıplarını örter.

 

 

Hits: 22

Paylaş:

Recep Ayında Kılınacak Namaz

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

 

Receb’in 1’i ile 10’u arasında, 11’i ile 20’si arasında ve 21’i ile 30’u arasında olmak üzere sâdece birer defa kılınacak 10’ar rek’at Hâcet Namazı vardır. Bunların her üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak duâlarda fark vardır.

 

Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar, hidâyete ererler. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rek’at namaz Resûlullâh Efendimiz’in (s.a.v.) berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.
weiterlesen

Hits: 90

Paylaş:
Receb ve Regaib

Regaib Kandilini Ihya

Receb-i Şerîf’in ilk cuma gecesi, Regâib Gecesi’dir. Bu geceyi oruçlu olarak karşılamalıdır. Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında 12 rek’at Hâcet namazı kılınır. İki rek’atte bir selâm verilerek kılınan bu namazda, Fâtiha’dan sonra her rek’atte 3 İnnâ enzel-nâhü… ile 12 İhlâs-ı şerîf okunur. weiterlesen

Hits: 65

Paylaş: